5 Maddede Senaryo için Karakter Yaratmak

Karakter yaratmanın 5 maddede sıraladığım bir yolundan bahsettim. Sırasıyla şöyle:

1. İsim, yaş, meslek, medeni hal

Başvurduğunuz şirketlerde veya bankalarda sizden ilk istenen bilgiler arasında yer alıyor isim, cinsiyet, yaş, meslek ve medeni hal. Bir karakterde olmazsa olmaz temel bilgiler. Bunları düşünürken aklınıza tonla şey gelebilir: mesela karakterin yaşını ve mesleğini düşünürken soyağacını da görmeye başlarsınız. Çünkü bir insan bir mesleği yapıyorsa bir nedeni vardır. Bunun arkasında ailevi sebepler ağır basar. Çünkü ailenin varlığı veya kaybı, bireyin ekonomik yaşamı konusunda en temel unsur. Aile yardımda bulunabilir, karakteri engelleyebilir, karakteri fikirleri konusunda destekleyebilir ve ona başka kapılar açabilir, karakter bundan para kazanabilir ve hayatını sürdürebilir, tam tersi ailesini kaybetmiştir ve ona göre başka bir çizgi belirler. Aile bilgisi gereklidir ve her şeyin bir nedeni vardır.

Karakter 50’lerindeyse ve bir mesleği yapıyorsa onun o meslekte bulunmasının da bir nedeni, geçmişi vardır. Rastlantısal olaylar olabilir ya da her şey net olabilir, insan hayatı. Rastlantıysa bunun da nedenleri vardır.İsmi Berke Can ise yaşadığı coğrafyanın veya soyunda bu ismin kullanıldığı bir yer olabilir ya da olmayabilir, belki Berke Can’ın babası ve annesi döneme göre daha yeni bir isim kullanmayı istemişlerdir. Peki neden bunu istemiş olsunlar? Acaba hep “yeni”ye mi özlem duymuşlar? Döneminde farklı mı olmak istemişler? 2021 yılında 50 yaşlarında “Berke Can” ismiyle kaç insan tanıyorsunuz? İsimlerin de bir nedeni var.

Karakterinizi 3’e bölün

Kişisel, profesyonel ve özel yaşam olarak 3’e ayırın. Herkesin arkadaşlarının da içinde yer aldığı bir kişisel yaşamı, iş hayatını içeren bir profesyonel yaşamı, yalnızken yaptığı şeyleri konu olan bir özel yaşamı vardır.

2. Kişisel Yaşam

Kişisel yaşamında işten çıktığında dışarıda kimlerle buluştuğundan, ilişkilerinden; arkadaşlar, sevgili, evlilik, ev arkadaşı gibi bilgilerden söz edebilirsiniz. Unutmayın: yazdığınız bir arkadaş ya da sevgili karakterimiz hakkında bilgi verir. Bir insanı arkadaşlarına ve yanındakilere bakarak tanıdığınızı düşünün.

3. Profesyonel Yaşam

Profesyonel yaşamında iş arkadaşlıklarından, patronundan ve yaptığı işlerden söz edebilirsiniz. Bir insanı mesleğine göre tanıdığınızı ve yorumlar yaptığınızı düşünün. Neden sonuç ilişkileri kurun.

4. Özel Yaşam

Özel yaşamında tek başınayken neler yaptığından, kullandığı ilaçlardan, cinsel yaşamından, takıntılarından, zevklerinden söz edebilirsiniz. Kendinizde bulduğunuz bazı özel durumların sebeplerini düşünün.

5. Soyağacı

Anne ve babanın üstümüzdeki etkisi ölene kadar peşimizi bırakmaz. Küçükken annemizle ya da babamızla yaşadığımız iyi veya kötü bir olay şimdiki yaşamımızın sebebi olabilir. Anne ve babamızın yaşamlarını da onların anne ve babaları etkilemiştir, bu bir zincir gibi bize kadar gelmiştir. Babanın babasının göç ederek yabancı dildeki yeni bir coğrafyayı tercih etmesi ve orada göçmen olarak yaşaması senin orada dili bilerek doğmuş olmana sebep. Babanın babası göçmeseydi ve memleketinde yaşasaydı çok farklı bir hayat seni bekliyordu. 

Her şeyin bir sebebi var.

Neden? ya da Nedenler Sorusu

En baştan beri her şeyin bir nedeni olmalı cümlesini sürekli tekrar ediyoruz. Yaşamlarımızda da bu böyle, her hareketimizin, her cümlemizin, o cümleyi yuvarlıyor oluşumuzun, ağzımızın içinde konuşuyor olmamızın, korkularımızın, hüzünlendiğimiz şeylerin ve anlamadıklarımızın bir sebebi var. Karakter yaratırken bu nedenler ne kadar önemliyse kendi yaşamlarımız için de öyle. Çözümü bulamıyorsak belki nedensiz kalmışızdır? Nedenini bilirsek çözüm üretebiliriz. Çözüm de eğer sonuçsa, bir nedeni olmalı. Söylediğim gibi, rastlantı bile olsa o rastlantının yaşanmasının da bir sebebi var. Sonunda karakterini karşınıza oturtabiliyorsanız, giydiği kıyafetlerden, bakışlarından ve el hareketlerinden söz edebilirsiniz. Ona sorular sorup sonuçlarını duymaya başlayabilirsiniz çünkü nedenlerini biliyorsunuzdur. Çok tanıdığınız insanların ne yapabileceğini kestirebildiğiniz gibi. Farkı, özel yaşamlarını da bildiğiniz için bazı “umulmadık” diye düşündüğünüz davranışları da daha umulabilir kılarsınız kendi adınıza. Çünkü karakterinizi sonuna kadar tanırsınız.

Nedenler ve Sonuçlar Kurmak

Karakter yaratma süreci kendini de tanıma ve anlamlandırma, nedenler ve sonuçlar kurmak olarak düşünülebilir ve hayatının gidişatına da farkındalıklarla başka bir yol kazandırabilir.

Nikon FM10 – 1 Dakikada

  • Nikon FM 10: 1995 yılında üretilmiş. Tipik bir 70’ler kamerası özelliklerini taşıyor.
  • 420 gram ağırlığında.
  • Film sarması ve netlemesi elle yapılan manuel SLR makine.
  • Üst bölümde enstantane kadranı, kurma kolu, film geri sarma ve arka kapak açma kolu, deklanşör ve harici flaş bağlantısı bulunuyor.
  • Pozometresindeki ledler için 1.5 V 2 pil kullanıyor ve pozometresi üç aşamalı. (+,•,-)
  • Çelik perdeli.
  • Enstantane değeri 1/2000’e kadar düşüyor, 1 saniyeye kadar çıkıyor, ek olarak bulb modu var.
  • Otomatik modu yok, manuel pozlama yapılıyor, dahili flaşı yok.
  • 35mm filmi destekliyor.
  • Nikon F Mount lensleri destekliyor.
  • 10 saniyeye kadar kurulabilen self timerı makinenin ön kısmında mevcut.
  • Kurma kolunun yanındaki tuş yardımıyla üst üste pozlanmış fotoğraflar çekebiliyorsunuz. Yani double exposure yapabiliyorsunuz bu makinede.
  • YouTube Shorts videosu aşağıda.
belgesel nasıl yapılır

Belgesel Yapmaya Başlamak

Belgesel yapmak isteyip nereden başlayacağını düşünenler için basit bir yol haritası hazırlamaya çalıştım, şöyle maddeledim:

  1. İzleyin.
  2. Soru sorun, merak edin, yazın.
  3. Araştırma yapın, sonuna kadar araştırın, konu hakkında bilgi sahibi olun, yazın.
  4. Röportajlar sizin belgeleriniz de olacak, yaşayan kanıtlarınız, o yüzden kanıtlayın, röportaj yapacak kişileri bulun, konuşun, anlaşın, kaydedin, YAZIN.
  5. Her şey tamamsa kafanızda kurgulayın, senaryosunu yazın, görüntüyle anlatın, yazın. 
  6. Çekim için ekipmanları bulmanın yollarını araştırın. Konunuzu insanlara anlatın, pazarlayın ve çekim için destek bulun, hepsini yazın.
  7. Yeni fikirlere açık ve istekli olmak da bu konuda işe yarıyor. Hiç ilginizi çekmeyen bir konunun içine biraz girdiğinizde ortak başka şeyler çıkartabiliyorsunuz. O yüzden açık olmak iyi bir şey.
  8. Belgesel, kamera, görüntü, kurgudan ibaret değildir. Belgesel bir belgedir, bir şeylerin kanıtıdır, konuyu iyi bilmek ve peşinden gitmek gerekir.
  9. “Nasıl” değil de “neden” sorusunu sormaya gayret edin. Mesela bir konunuz var ama çok da hakim değilsiniz. Ekipmanınız hazır, kurgu biliyorsunuz, gittiniz çektiniz ama “neden” sorusu yerine “nasıl”a takıldığınız için içeriği bir kenara bıraktınız. Yani kaygınız sadece anlatım yolu oldu. O halde şunu sorun, “ben neden bunu yapıyorum.” Eğer bu sorunun cevabı belgeselin ana konusuyla çok alakasızsa ilişkilendirmenin bir yolunu bulun. Onu ona bağlayın, kenetleyin, sonra ekipmanlarınızın ve teknik bilgilerinizin anlamı olacaktır. Sonra proje büyür, çoğalır. 
  10. Atıp tutmalara çok aldırış etmeyin. Bir şeyin doğrusuna yakın olanını öğrenin, yapın ve kendi yolunuzu keşfedin. Şu böyle yapılacak, bunu yapmak için şu olmazsa olmaz gibi sözlerle kafanızı yormayın. 
  11. Başlayın, kendi sorularınızı ve yolunuzu keşfedin.

Siyah Beyaz Film Yıkama Ekipmanları

Siyah Beyaz filmi en az malzemeyle evde yıkamak için gerekli olan ekipmanları ve kimyasalları anlattım. Kendi pozladığın filmi yıkamak fotoğraf çekme sürecinin bir parçası bence. Banyo sırasında yaptığın yanlışlar ve bunun fotoğrafına kazandırıp kaybettirdiklerini de kaydediyorsun. O yüzden bu sürece en başta en kolay yollarla başlamak, sonrasında üzerine başka bilgiler eklemek, öğrenmek için daha eğlenceli ve hızlı bir yöntem.

Kolay anlatabilmek adına Ekipmanlar ve Solüsyonlar olarak ikiye ayırdım. Ekipmanları ilk kısımda, solüsyonları da ikinci kısımda inceleyeceğiz. Kısaca aşağıda listeledim, sonrasında daha detaylı olarak anlattım.

Ekipmanlar

  1. Film Yıkama Tankı
  2. Ölçülü Sıvı Kapları
  3. Kronometre
  4. Hassas Terazi
  5. Tutucu
  6. Su Şişeleri
  7. Termometre
  8. Film Değiştirme Torbası

Kimyasallar

  1. Geliştirici
  2. Durdurucu
  3. Saptayıcı
  4. Suyla Yıkama

Film Yıkama Tankı

Işıklı ortamda filmi yıkayabilmek için gereklidir. Piyasada Peterson veya Kaiser marka tanklar bulunabilir. İçerisinde film sarma makarasıyla birlikte gelir.

Ölçülü Sıvı Kapları / Mezür 

Solüsyonları belli oranlarda sulandıracağımız için mezür veya ölçülü sıvı kabı gereklidir. ISO Lab gibi markalar tercih edilebilir.

Termometre

Sıcaklık film yıkamada kritik unsurlardan. O yüzden yine mezür aldığınız yerden sıvı sıcaklığını ölçmek için termometre de alabilirsiniz.

Su Şişeleri

Kullandığınız su şişelerini yaptığınız kimyasal karışımları saklamak için kullanabilirsiniz. Profesyonel saklama kapları olsa da bence en ideal yöntem buzdolabında içinde hava olmayacak şekilde su şişelerinde saklamak. Çünkü içerisinde asidik bir madde de yok (sadece su) ve bulunması çok kolay.

Mandal / Film Tutucu

Filmi kurutma aşamasında filmleri asmak için ihtiyacınız olacak.

Kronometre / Timer / Geri Sayım Uygulamaları

Filmi yıkarken solüsyonun film yıkama tankının içinde kalma süresi, karıştırma düzeni gibi konularda geri sayım aracına ihtiyacınız olacak. Bunun için telefon uygulamaları tercih edebilir ya da bir kronometre de edinebilirsiniz.

Film Değiştirme Torbası / Karanlık Oda Torbası / Film Değiştirme Çantası

Gün ışıklı ortamda filminizi tankın içerisine yerleştirmek için makaraya sarma aşamasında film değiştirme torbasını kullanabilirsiniz.

Bunu karanlık bir tuvalet/banyoyla da çözebilirsiniz. Banyonuzun ışık alan penceresini kapatabileceğiniz şeyler bulursanız yapabilirsiniz. Gerçekten tam karanlık olması gerekiyor ve filmi makarasına tam karanlıkta sarmanız gerekiyor. Bu yüzden de banyoya girin, kapı altlarına da birkaç parça da koyduysanız lambaları söndürün ve gözbebeğinizin alışmasını bekleyin. Eğer gerçekten herhangi bir şey göremiyorsanız tam karanlıktasınız demektir. Eğer çok az da olsa bir şey görüyorsanız ışık gelen yere bakın ve orayı kapatın.

Siyah beyaz negatifteki görüntü genel olarak 3 aşamada oluşur. Ve bu 3 aşamada da farklı solüsyonlar kullanılır.

Solüsyonlar:

Geliştirme Banyosu

Işık alan gümüş taneciklerinin gelişmesini sağlar. Bu noktada Ilfotec, Kodak D-76 gibi geliştiricilere ihtiyaç duyulur.

Durdurma Banyosu

Pozlanan gümüş taneciklerinin gelişmesini durdurmayı sağlar. Ilfostop gibi durdurucu kimyasallar kullanabilir ya da deneysel başka yollar tercih etmek isterseniz asit özelliği gösteren herhangi bir sıvıyla da bu işlemi yapabilirsiniz. Mesela bir kaşık sirkeyi suyla karıştırabilir, durdurma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Saptama Banyosu

Pozlanmayan gümüş taneciklerini film yüzeyinden silinmesi için suda çözünebilir hale getirir. Bu aşamada Ilford’un Rapid Fixer’ini tercih edebilirsiniz.

Suyla Yıkama ve FotoFlo

Son olarak suda yıkayabildiğimiz kadar yıkıyoruz. Ve tercihe bağlı olarak da musluk suyunda yıkadıysak film yüzeyinde kireç çözücü etkisi olan FotoFlo’da aşağı yukarı hareketlerle, köpürtmeden yıkıyoruz. Ben bunun için Ilfotol kullanıyorum. Sonra da asıp kurutuyoruz.

Film yıkama sürecinde filmin üzerindeki parmak izleri, tozlar da bence o fotoğrafların bir parçası, ilk yıkadığınız filmlerde de bunları görüp bu gibi etkileri nasıl fotoğrafınıza katacağınız ya da çözeceğinize sonradan karar verebilirsiniz. Yani başlarsanız, bir kere yaptıktan sonra her şey çok basit ve keyifli.

Tam Zamanlı Videographer İş İlanları

Son yıllarda “videographer”, “video editör”, “video grafikçi”, “video producer” gibi çok sayıda iş ilanı açılmaya, şirketler kendi bünyelerine video içerikleri üretebilen elemanlar almaya başladı. Az bilgili kimselerin elinde bu konu karıştırıldı. Şirket ve şirketlerin ilanlarının bulunduğu site isimlerini vermeden bu ilanları inceledim, fikirlerimi anlattım.

3D Animasyon ve Motion Graphics

Bu tür iş ilanlarının daha fazla araştırılarak yazılacağını umarak, bir şirkette tam zamanlı çalışacak videographerdan ne beklenmemeli sorusunun cevabını vermeye çalıştım. 3D animasyon, motion graphics ve videographerın fotoğraf çekmesi gibi görev tanımlarının dışında tutulması beklenen konulara değindim.

Bilinmesi Gereken Programlar Sorunu

İş ilanlarında şirketlerinin bünyesine katacakları elemandan Adobe Photoshop ve Adobe Photoshop Lightroom’un ikisini bir arada bilmesi, Adobe Premiere ve Final Cut’ın ikisini bir arada bilmesi, 3D Max ve Maya’nın ikisini bir arada bilmesi ve üstüne Adobe InDesign, Adobe Illustrator gibi tasarım programlarını da ek olarak bilmesi bekleniyor. Ayrıştırılmayan görev ve iş tanımları iş yükünü arttırıyor, iş kalitesini düşürüyor.

Meslek, Sektör ve Şirketler

3 boyutlu çalışmalar, grafik animasyon, fotoğraf çalışmaları için başka başlıklarla, başka görev tanımları içeren, alanında daha başarılı insanları da bulmak adına başka iş ilanları açmanın doğru olduğunu düşünüyorum. Bu hem meslek, hem sektör, hem de şirket için çok daha faydalı olacaktır.

After Effects’te Objenin Arkasına Yazı Yazmak / Hareketli Kapak Nasıl Yapılır?

Hareketli kapak/video cover’ın çekiminden düzenlemesine kadar, Alem Dergisi’nde yaptığım kapak videosu üzerinden, Instagam’ın post boyutlarına uygun olarak (1080x1350px), hızlı bir şekilde nasıl yapılacağını anlattım. Dolayısıyla After Effects’te objenin arkasına nasıl yazı yazılacağı (text behind object) ve Roto Brush Tool kullanımı da bu bölümde var.

Alem Dergisi Alina Boz hareketli kapakları görmek için: https://www.mehame.com/work/alina-boz/

0:00 Giriş

0:40 Çekim

1:02 Tripod kafası

1:16 Görüntüyü maskelemek

1:23 After Effects’te videoda yazının önüne obje

2:37 Roto Brush Tool kullanımı

4:21 Refine Edge Tool kullanımı

4:58 File – export ve render

5:19 Sonuç

5:28 Bu kadar

Analog VS Dijital Fotoğraf ve Bir Filmin Hikayesi

Sayısal ve analog görüntüyü kıyaslamak için iki makineyle çekim yaptım. Analog makinede (Nikon FM10) Ilford Pan 400 kullandım. Film siyah beyaz olunca, iki görüntüyü de karşılaştırabilmek dına Nikon D5000’den çıkan görüntüleri Adobe Photoshop/Camera Raw Filter düzenlemesiyle film görüntüsüne benzetmeye çalıştım; ışık, sertlik, karşıtlık ayarlarını düzenleyip dijital grain ekledim. Ayrıca, kısaca bir film nasıl yıkanır, hangi aşamalardan geçer ve hatta nasıl hisseder konularını da anlatmış oldum. Buyrunuz:

Analog fotoğrafların büyük taramaları: (Görselin üstüne sağ tık, görseli yeni sekmede aç yaparsanız tam boyut görüntüleyebilirsiniz.)

Konser Fotoğrafçılığı Nasıl Yapılır?

Sahnede bir performans sergilenirken fotoğrafçının sürekli tetikte kalıp en iyi anı, biraz da şansla yakalamasına konser fotoğrafçılığı denebilir.

Ne ışıklar ne de duruşlar ne bakışları yönlendiremezsiniz. O yüzden bir konser çekiyorsanız ışığı yapan kişiyle aranızı iyi tutun. Belki arada “seyircilere biraz ışık alabilir miyim” dersiniz. Onun dışında pek bir şeyi de yönlendiremezsin. Her ana hazırlıklı ve tetikçe olmak gerekiyor.

Konser fotoğrafçısı konseri vizörden izlemeli. Bu durumda da vizör netlik ayarınızı da (diopter) kontrol etmeniz iyi olur.

Nerede Çekiyorsunuz?

Eğer çok dar bir bar ortamında çekiyorsanız seyirciler ve sahne arasındaki boşluğu hesap edin. Ne sahnedekilerin sadece ağzını burnunu kadraja alacak kadar yakın, ne seyirciyi rahatsız edecek kadar uzak… Şarkıcı sahneye çıkmadan en az 1 saat önce mekanda olun, en az yarım saat önce de seyircilerin önündeki boşlukta yerinizi alın. Zaten 4-5 şarkı sonra geniş bir şeyler çekmek için arkaya geçersiniz.

Bir Fotoğraf Çekerken

Normal şartlarda bir fotoğraf çekerken izlediğimiz yol, manuel modda vizörden bakıp, ışık değerleri için uygun diyafram, enstantane, iso ve white balance ayarlarını pozometreden de yardım alarak yapıp, net olup olmadığımızı kontrol ederek deklanşöre basıp görüntüyü elde etmek. Otomatik modlarda da çekimler yapabilirsiniz fakat fotoğraftaki rastlantıyı unsurunu azaltmak istiyorsak manuel modda kullanmak daha iyi.

Öyleyse konser fotoğrafçılığı için bulunduğunuz konum/mekan, seyircinin önüne geçmeniz gibi konulardan önce fotoğraf unsurlarını konuşmak daha faydalı. Işık değerleri çok değişken. Flash falan kullanmayın zaten… Gitmeden önce birilerine ulaşabiliyorsanız ışıkları sormakta hatta mekanı görmekte fayda var. Ya da 1 saat önce gittiğinizde ışıkçıyla konuşmak da mantıklı. Yalnız şunu aklımızda tutarak: sahnedeki ışık tercihlerinin üstüne söz söyleyemezsiniz. Kimisi her gün sahnede olduğu için sahne ışıklarından, efektlerden rahatsız. Ya da bir ışık tasarımı yapılmış ve onun dışına çıkılamıyor… O yüzden ekipmanları buna göre seçmekte fayda var.

Diyafram ve Enstantane

Netleme konusunda makinenize veya kendinize güveniyorsanız diyafram değeri düşük lensler tercih edin. f/1.8 gibi bir değer ışık konusunda iyi olmayan bir sahnede işinize yarayacaktır. Perde hızınız da lensinizin diyafram açıklığına, kullandığınız ISO’ya göre değişiklik gösterecektir fakat net fotoğraflar için 1/125’den daha yavaş hızlar tercih etmeyin. Ama eğer benim elim titremez, tripodu da koyacak yer bulurum, benim çektiğim şarkıcı çok hareket etmiyor falan diyorsanız 1/30’larda falan da, deneyin, görün.

ISO

Makineler ISO değerlerini yükselttiğimizde iyi siyah değerleri konusunda artık daha iyi. O yüzden evde makinenizin ISO performansını deneyin. Siyah bir obje alın, ISO değerlerini artırarak fotoğraflar çekin, aralarında karşılaştırma yapın. Kaça çıktığınızda noise görmeye başladığınızı görün. Ona göre de en iyi siyah değerlerinde en yüksek ISO’yu tercih edin. Ya da makinenizin marka modelini araştırın ve örneklerini görün.

White Balance

White Balance konusunda da, renkli ve sabit olmayan ışıklar varsa otomatikte kullanabilirsiniz.

Netleme

Ve son olarak, netleme. Yine netleme konusunda da değişik özellikleri bulunan lensler var. Makineniz ve lensinizin birbiriyle uyumlu olduğuna – bayoneti dışında dikkat edin. AF modlarından seri çekimi tercih ederseniz binlerce rastlantıyı da yakalamış olursunuz.

Fotoğrafları raw çekin ki sahnedeki kişinin çok iyi çıktığı bir an varsa ama başka şeyler kötüyse sonrasında düzenleme imkanınız olsun. Yanınızda yedek hafıza kartı ve batarya da bulunsun.

Konser fotoğrafçılığı rastlantılardan ibaret bence. Yalnız bu rastlantıları ne kadar aza düşürürsek o kadar iyi. Yani konseri vizörden izleyerek, el deklanşörde, sahnedeki kişinin hareketlerini, ışıkları öngörüp sürekli fotoğraflar çekmek, sonrasında da seçmek.

Playlist

Müziğe göre sahnedeki kişinin hareketleri, duruşu, bakışı değişecektir. Konser playlistine ulaşabiliyorsanız ve konser öncesinde şarkıları dinleyebiliyorsanız iyi olur. Ona göre hangi şarkıda daha az ışık hareketlerinin olduğu, sahnedekilerin daha sakin kaldığı kısmı kestirebilir, o şarkıda daha net fotoğraflar çekebilirsiniz.

Konsere kendinizi çok kaptırmayın, netleme kaçar, iso uçar…

Siyah Beyaz Filmlerde ISO, Grain ve Film Tercihi

Neden Siyah Beyaz film? Çünkü ışığı en rahat seçebildiğimiz yer. Yani ışık alan yerler beyaz, almayan yerler de siyah. Düz ve basit. Ayrıca siyah beyaz filmi evde yıkamak kolay. Birkaç malzemeyle, karanlık bir tuvaletle bu işi halledebilirsiniz.

Açık veya kapalı mekanlara göre, sabah veya gece çekimlerine göre de farklı filmler tercih edebilirsiniz. Şimdi konuşacağımız tercih keskin ve temiz bir fotoğraf elde etmek için olacak. Yani ilk önce doğrusu ne buna bir bakalım. O yüzden de ilk:

Film nedir? Film gümüş taneciklerden oluşur. Bu taneciklerin büyüklüğü ve küçüklüğü filmin ışık duyarlılığını etkiler. Az ışıklı bir ortamda bir fotoğrafı 1/125 gibi bir enstantanede çekmek istediğinizde büyük tanecikli bir film tercih etmeniz gerekir, çok ışıklı bir ortamda fotoğraf çekerken de daha küçük tanecikli filmler tercih edebilirsiniz. Bunu filmin üzerindeki ISO değerinden anlayabilirsiniz. Bu rakam ne kadar yüksekse bu tanecikler o kadar büyüyecektir. Bu taneciklerin büyüklüğü ve grenler aynı orantıda çoğalır ve azalır. Yani az ışıklı ortamda fotoğrafı çekerken büyük boyutlu gümüş tuzları kullanan bir filminiz varsa ışıktan etkilenen ve etkilenmeyen tanecikler arasındaki boşluk da o kadar büyük olacaktır.

Film tercihi demek aynı zamanda da ISO tercihi de demek. Sonucunda dijital makinelerdeki gibi ISO’nuzu değiştiremiyorsunuz. Peki ISO nedir? ISO, film yüzeyindeki ışıktan etkilenen gümüş tuzlarının büyük veya küçük tanecikli olması diyebiliriz. ISO’nuz arttıkça kapalı ya da az ışıklı ortamda çekim yapma olanağınız da artar.

Doğru oranda artan ve azalan 3 etken var:

Çok ışık —Düşük ISO/Küçük Tanecik—Az Gren

Az Işık—Yüksek ISO/Büyük Tanecik—Çok Gren

Yani çok ışıkta düşük ISO’lu bir film tercih ettiğinizde küçük tanecikli bir film tercih etmiş olursunuz. Bu yüzden fotoğrafınızdaki gren de az olur. Az ışıkta yüksek ISO’lu bir film tercih ettiğinizde de büyük tanecikli bir film tercih etmiş olursunuz. Dolayısıyla gren de çok olur. Bu demek değildir ki yüksek ISO’lu bir filmle aydınlık bir yerde çekim yapamayacaksınız. Makinenizin enstantanesi ve diyaframı izin verdiği ölçüde yapabilirsiniz. Bu noktada da fotoğraflarınızın ne kadar grenli olacağı tercihi devreye giriyor.

Peki tercihimiz ne olmalı? Keskin ve doğru fotoğraflar istiyorsak az grenli dolayısıyla az ISO’lu bir film tercih edebiliriz. 100-200 ISO tercihiniz olabilir. Sanatsal kaygılarımız varsa, gren seviyorsanız, fotoğrafın bir dokusu olduğuna inanıyorsanız o halde 400-800 ISO’lu bir film tercih edebilir hem gün ışığında hem de az karanlıkta çekimler yapabilirsiniz. Daha fazla grenli ve daha karanlık ortamlarda çekimler yapacaksanız 3200 ISO’lara da çıkabilirsiniz. Benim önerim hepsini deneyimleyin, hepsini görün ve öyle karar verin.

Gren yapısında markaların etkisi de var. Mesela ILFORD ve KODAK filmler aynı standartlara tabi olsalar da tanecik yapılarında farklılık olabiliyor. Mesela ILFORD Pan 400 ve Kodak Tri-X 400TX aynı ISO değerlerine sahip olsalar da gren yapıları da birbirinden farklı, dolayısıyla sonuçlar da birbirinden farklı. Hatta aynı markanın farklı model filmlerinde bile bu farklılığı görebiliriz. ILFORD HP5 Plus 400 ve ILFORD PAN 400 buna bir örnektir. Önerim filmi almadan önce filmi Google’layıp, bulabilirseniz çekilen yüksek çözünürlüklü fotoğraflara yakınlaştırarak bakmanız.

Ayrıca film marka ve modellerine göre çekilen fotoğrafları görmek isterseniz: https://www.lomography.com/films