Yanan veya Çıkmayan Film Kurtarılır mı?

Filmlerle ve analog fotoğrafçılıkla ilgili bazı soruları cevaplamaya çalıştım.

Bir Filmi Bir Yılda Bitirmek

Ya da çok seçici davranmak.

Eğer sokak fotoğrafçılığı yapıyorsanız, gezerken rastladığınız bir an konusunda çok da düşünecek vaktiniz olmayabilir. O yüzden makineyi her an yanınızda bulundurmak iyi olacaktır. Doğru anı gördüğünüzde de çıkartın ve çekin. Filmden kısmayın. Çekeceğiniz fotoğraf daha değerli.

Bayat Film

Bayatlamış bir filmin gümüş tanecikleri etkisini kaybetmiş olabilir, bu yüzden görüntüyü göremeyebilirsiniz.

Film Son Kullanma Tarihi

Film kutularının üzerinde filmin son kullanma tarihleri yazar. Eğer o tarih geçmişse film bayatlamıştır. Genelde yeni bir filmin son kullanma tarihi 2 yıl sonrasına kadar oluyor. Bir makinenin içerisinde takılı olan bir filmi bekletmek filmin bayatlamasına, görüntünün bozuk çıkmasına sebep olabilir. Makine de eğer bozuksa ve bir yerinden ışık alıyorsa filmin makinenin içinde durduğu süre boyunca pozlanması anlamına gelir. Bu yüzden, temiz fotoğraflar istiyorsak filmi bayatlatmamaya dikkat etmeli. Bilinçli olarak bayat film kullanıyorsanız o ayrı.

Yıkanmamış Filmi Saklamak

Yıkanmamış bir filmi kasetinin içinde saklamak mantıklı olur mu? Olur.

Filmi aldığınızda, kasetini çıkarttığınız ışık geçirmez bir kabın içinde saklamak daha iyi bir yol. Buzdolabında da saklayan var. Yalnız, filmi çektiyseniz bir an önce, çok bekletmeden yıkatın.

Film Yıkatmak

Filmi pozladınız/çektiniz, bekletmeden yıkamak ya da yıkatmaya götürmek iyi olacaktır. Şehrinizde film yıkayan yer yoksa İstanbul’daki kargoyla film yıkayan yerlere gönderebilirsiniz: kargoyla gönderiyorsunuz, filminizi yıkıyorlar, taramalarını da size mail yoluyla gönderiyorlar.

Film çıkmadı, yandı, geri döner mi? / Çıkmayan Film Kurtarılır mı?

Film, harddisk değil. Görüntü, film yüzeyine fiziksel olarak işlenen bir veri. O yüzden banyo sırasındaki bir hata ya da başka yollarla çıkmayan filmler geri döndürülemez. Az veri içeren, görüntünün bir kısmının çıktığı filmlerde Photoshop’ta düzenlemeler yaparak görüntüyü görmeniz mümkün olabilir fakat hiç veri içermeyen, gümüş tanecikleri tamamen silinmiş ya da yanmış (tüm gümüş tanecikleri pozlanmış) bir filmin geri dönüşü mümkün değil.

Senaryoda Diyalog

Senaryoda Diyalog Yazmak

Rib Davis – Diyalog Yazmak kitabından diyalog yazımında neler önemli, nelere dikkate edilmeli, başlıklardan yararlanarak maddeler şeklinde sıraladım.   

1- Çatışma

Diyaloglar seyircinin ilgisini çekmeli ve bu ilgiyi ayakta tutmanın yolu çatışmadır. Karakterlerin aralarında kurduğu diyaloglarda çatışmalar olmalı. Çünkü çatışma beraberinde seçim yapmayı getirir. Çatışma olduğu zaman izleyici bir taraf tutmak zorunda kalır. Bu da beraberinde özdeşleşmeyi getirir. Eğer diyalogu seçim yapma zorunluluğu olmadan sunarsak, izleyiciye bir şey bırakmamış oluruz.

2- Olayları doğrudan belirtme

Karakterler ve izleyiciler için bir şeyin sonucunu şüphesiz bir şekilde bitirmek, gizemi yok etmek gerilimi bitirir. Bu yüzden diyalog yazarken bazı yan anlamları seyirciye bırakmak iyidir. Belirsizlik, içerisinde gerilim barındıran bir durumun gerilimini arttırır.

3- Kurgulanmış Belirsizlikler

Diyaloglarda belirsizlikler kurmak seyircide ne olup bittiğini, tam olarak neyin kastedildiğini anlamaya ve düşünmeye iter. Bu yüzden diyalog yazarken kurgulanmış belirsizlikler iyidir, bir karakterin olayları parça parça anlatıyor olması pek çok soru sordurur, diyalogun sonunda da tüm cevaplara ulaşılabilir.

4- Anlatma, göster

Göstermek her zaman daha akılda kalıcıdır. Yalnız göstermekten kasıt diyalog kurmamak değildir. Ama diyalog kullanırken, göstermek yerine karakterinize o olayı söyletmeniz yeterli olmayacaktır. Olayın içindeki / aksiyonun içindeki karakterin diyalogu diğerinden daha fazla etkilidir. Yani diyalog aracılığıyla bir şey göstermeye çalışmak değil de, aksiyon aracılığıyla diyalog yazmak, göstermek için daha etkili bir yöntemdir.

5- O replikten yazar olarak ne istiyorsunuz?

Bir diyalog yazarken sadece dudakların oynadığı, ağızdan çıkan kelimeler ve sesleri yazmıyorsunuz. Aynı zamanda o ilişkideki gerilimi, anlaşmayı veya anlaşamamayı da anlatmaya çalışıyorsunuz. Yani karakterinizin ne istediğiyle birlikte yazdığınız diyalogun da bir şeyi istemesi, anlatması gerekiyor. Yani bir diyalog, mesela; karakterlerin birbirlerini ne kadar az dinlediklerini ve bu yüzden nasıl bir ilişkileri olduğunu ya da olmadığını anlatabilir.

Rib Davis - Diyalog Yazmak

6- Sosyal kodlar

2. Maddedeki olayları doğrudan belirtmemekle de alakalı olan, sosyal kodları diyalogda kullanmak. Mesela karakterlerin sosyal statülerine, bulundukları yere göre yani sosyal kodlarına göre gaf olarak nitelendirdikleri bir diyalogun kurulması. Mesela ölüm gibi bir konuda konuşuluyorken birinin espri yapması, bunun gaf olarak karşılanması buna bi örnek.

Diyalog Yazmak – Rib Davis: https://www.645dukkan.com/products/diyalog-yazmak-rib-davis

Senaryo oynatma listesi: https://youtube.com/playlist?list=PLKFpk78mkR8xpWVOcjawZBJ5AeBFAmlZg

Filmler Neden Boş Çıkar? (Robert Capa’lı)

Magnum Photos’un kurucularından, Vietnam’ı görüntülerken mayına basarak hayatını kaybeden Robert Capa’nın 1944’ten gerçekliği tartışmalı bir hikayesi. Filmlerin boş çıkmasının ve yanmasının pek çok sebebi var, bu hikayeyle birlikte bu sebeplerin bazılarını özetledim. Hikaye şöyle:

6 Haziran 1944. Fransa’daki Omaha Sahili. Fotoğrafçı Robert Capa sabah 6:30’da ilk saldırı birlikleriyle Omaha Sahili’nde.

50mm lensli Contax marka makinesiyle 35mm Kodak Super-XX filmine 106 kare fotoğraf çekmiş, kurye aracılığıyla Life Dergisi’nin Londra’daki ofisinde bulunan John Morris’e geliştirilmemiş filmlerini göndermiş.

Film nihayet Life Dergisi’nin karanlık odasına ulaşmış. Film yıkama görevini 15 yaşındaki “karanlık oda çocuğu” Denis Banks’e vermişler. 

Film başarılı bir şekilde yıkanmış.

John Morris’in yaklaşan teslim saatine yetişmesi için acele ediyormuş Banks. Filmleri film kurutma dolabına koymuş ve normalde açık bırakılması gereken dolabın kapaklarını kapatmış. Kimse Banks’in bu kapakları kapattığını fark etmemiş.

Birkaç dakika sonra, zemininde elektrikli ısıtma bobini bulunan bu kapalı alan aşırı derecede ısınmış ve Robert Capa’nın 35mm negatiflerinin emülsiyonunu eritmiş.

Banks dehşete kapılmış, Morris karanlık odaya koşmuş ve Capa’nın 11 negatifinin hala erimediğini görmüş, onları kurtarmış. Life Dergisi bu 11 fotoğraftan 5ini yayınlamış. Capa 1 ay sonra Londra’ya dönüp bunu gördüğünde basılan fotoğrafların çektiklerinin yanında bir hiç olduğunu söylemiş.

Askerin yüzünün net çıkması

Bu fotoğraflardan en ilginci çıkartma anında kıyıdaki asker fotoğrafı. Karanlık odadaki talihsizliğe rağmen bu fotoğraftaki askerin yüzünün net çıkması ilginç.

The Magnificent Eleven

Ama “The Magnificent Eleven” yani “Muhteşem 11” ismi verilen bu hikaye gerçek mi yoksa bir uydurma mı?

1944 yılında kullanılan film kurutma dolaplarındaki bobinlerin hiçbirisinin filmleri eritecek düzeyde sıcaklığa ulaşmadığı, ahşap olan kurutma dolaplarının kapılarının normalde kapalı tutulması gerektiği gibi basit karanlık oda bilgileriyle aslında bu hikaye erkenden de yalanlanabilirmiş fakat yapılmamış.

John Morris tarafından uydurulduğu iddia edilen bu hikaye hakkında detaylı araştırmalar yapılmış, merak edenler burayı ziyaret edebiliriler.

Filmler neden boş çıkar?

  • Banyo aşamasında solüsyonları karıştırdıysanız ve geliştirici yerine saptama solüsyonu kullandıysanız film boş çıkar.
  • Filmi makinenin çevirme kolu bobinine doğru takmadıysanız film sarma işlemini gerçekleştirmediği için film boş çıkabilir.
  • Filmin ISO değerine göre pozlamadıysanız ya da fazla pozladıysanız film boş çıkar.
  • Sarma kolunu kurduğunuzu unutup çevirdiyseniz film boş çıkar.
  • Makine ışık almaması gereken yerlerden ışık alıyorsa film boş çıkar.
  • Film fazla bayatlamışsa boş çıkabilir.
  • Banyo aşamasında filmi makaraya geçirirken ışıklı bir ortamda bu işlemi yaparsanız film boş çıkar.
  • Film kaseti çok eskiyse, ezilmişse, hasarlıysa ve dışarda bekletilmiş, ışık almışsa film boş çıkar.
  • Geliştirme sıvısını asidik bir sıvının kabında uzun süre bekletirseniz geliştiriciniz çalışmaz ve diğer aşamalardan sonra film boş çıkar.

Filmleri Yıkadıktan Sonra Arşivlemek

Filmleri yıkadıktan ya da yıkattıktan sonra nasıl arşivlemek gerekir? Film kasetinin çıktığı kutuya mı koymalı, yıkattıktan sonra verilen zarflarda ya da plastik poşetlerde mi saklanmalı? Bunların cevabını vermeye çalıştım.

Arşivlemek neden önemli?

Taramalarınızı dijital olarak da fiziksel dosyalar olarak da doğru bir şekilde arşivlemek önemli. Çünkü filmleriniz çoğaldıkça birbirine karışabilir, dağılabilir ve bir fotoğrafın negatifini aramak için çok fazla vakit kaybedebilirsiniz. Belki bulamazsınız bile. Ayrıca, bazı fotoğraflara sonradan baktığınızda o fotoğrafın değerli olduğunu ilk başta fark etmediğinizi de anlayabilirsiniz.

Nasıl bir yol izliyorum?

Filmleri yıkadıktan sonra 6’lı şekilde kesiyorum. 6’lı kesmemin sebebi pergamin dosyalarımın (Kaiser 35mm negatif doyalama sayfaları) 6 kareli filmleri destekliyor olması. Bir yandan da filmi taradığım tarayıcının (Epson Perfection V330 Photo) film kasetinin 6’lı filmleri destekliyor olması.

Eğer filmleri dışarda yıkattıysanız bazı yerler 5’li şekilde kesiyorlar. Bu dosyalardan alacaksanız ve filmlerinizi dışarda yıkatıyorsanız yıkattığınız yere filmi 6’lı kesmesini ya da kesmemesini söyleyebilirsiniz.

Neden Pergamin ya da Negatif Dosyalama Sayfası?

Filmi yıkattınız ve yıkattığınız yer filmi bir zarfın içerisinde size getirdi. Filmler üst üste durduğu ve birbirine sürtündüğü zaman çizilirler, gelecekte farklı bir tarama (daha yüksek çözünürlüklü vs.) yapmak istediğinizde bu filmleri kullanamayabilirsiniz. 

Ya da aldınız filmi ve kıvıra kıvıra bu kutunun içine koydunuz, daha büyük bastırmak istediniz ya da farklı bir düzenleme yapmak istediniz filminizde yani yeniden taramak istediğinizde bu eğik bükük filmlerde çizilmeler, yapışmalar ve pek çok sorunla karşılaşabilirsiniz.

Gelecekte eğer film yıkanırken iyi durulanmamışsa birbirine yapışmasını engellemiş olursunuz.

Üzerinden zaman geçen filminizi daha sonra görmek istediğinizde sadece bir dosyayı çıkartıp ışıklı masanın üzerine koyup inceleyebilirsiniz. Film yüzeyine dokunduğunuzda kalan izleri ve filminizin tozlanmasını önlemiş olursunuz.

Daha düzenli ve toplu olur. Pergaminlerin üst tarafında filminiz hakkında bilgi vereceğiniz bir boşluk var. Buraya hatırlayabileceğiniz kelimeler yazabilir, etiketleyebilir, dosyanızdan hızlıca göz atabilir, fotoğrafın olduğu pergamini hızlıca seçebilirsiniz. Bu kısım sayesinde fotoğraflarınızı tarattığınız dosya isimlerini de buna göre belirleyebilirsiniz.

Pergamin dosya türleri

100’lü paketler şeklinde satılan pergamin dosyalarını hangi tür film saklayacağınıza göre tercih edebilirsiniz. 60mm, 35mm ve Dia filmler gibi değişik seçenekleri mevcut. Ben 35mm filmler kullandığım için 35mm’ye göre 100’lük almıştım.

Boyutları A4’ten biraz daha büyük olduğu için sayfalar, kırtasiyelerde satılan klasörlerin içinde saklandığında taşıyor. Taşmaması için yine Kaiser’in ürettiği ve Türkiye’de de satışı olan klasörleri inceleyebilirsiniz.  

Ayrıca, bu kadar masraf yapamam diyorsanız aşağıya bu dosyaların benzerlerini yapabileceğinizi anlatan çok daha ucuz ve kolay bir yol: https://www.lomography.com.tr/magazine/231797-kendin-yap-negatif-dosyalaryla-gkku

5 Maddede Senaryo için Karakter Yaratmak

Karakter yaratmanın 5 maddede sıraladığım bir yolundan bahsettim. Sırasıyla şöyle:

1. İsim, yaş, meslek, medeni hal

Başvurduğunuz şirketlerde veya bankalarda sizden ilk istenen bilgiler arasında yer alıyor isim, cinsiyet, yaş, meslek ve medeni hal. Bir karakterde olmazsa olmaz temel bilgiler. Bunları düşünürken aklınıza tonla şey gelebilir: mesela karakterin yaşını ve mesleğini düşünürken soyağacını da görmeye başlarsınız. Çünkü bir insan bir mesleği yapıyorsa bir nedeni vardır. Bunun arkasında ailevi sebepler ağır basar. Çünkü ailenin varlığı veya kaybı, bireyin ekonomik yaşamı konusunda en temel unsur. Aile yardımda bulunabilir, karakteri engelleyebilir, karakteri fikirleri konusunda destekleyebilir ve ona başka kapılar açabilir, karakter bundan para kazanabilir ve hayatını sürdürebilir, tam tersi ailesini kaybetmiştir ve ona göre başka bir çizgi belirler. Aile bilgisi gereklidir ve her şeyin bir nedeni vardır.

Karakter 50’lerindeyse ve bir mesleği yapıyorsa onun o meslekte bulunmasının da bir nedeni, geçmişi vardır. Rastlantısal olaylar olabilir ya da her şey net olabilir, insan hayatı. Rastlantıysa bunun da nedenleri vardır.İsmi Berke Can ise yaşadığı coğrafyanın veya soyunda bu ismin kullanıldığı bir yer olabilir ya da olmayabilir, belki Berke Can’ın babası ve annesi döneme göre daha yeni bir isim kullanmayı istemişlerdir. Peki neden bunu istemiş olsunlar? Acaba hep “yeni”ye mi özlem duymuşlar? Döneminde farklı mı olmak istemişler? 2021 yılında 50 yaşlarında “Berke Can” ismiyle kaç insan tanıyorsunuz? İsimlerin de bir nedeni var.

Karakterinizi 3’e bölün

Kişisel, profesyonel ve özel yaşam olarak 3’e ayırın. Herkesin arkadaşlarının da içinde yer aldığı bir kişisel yaşamı, iş hayatını içeren bir profesyonel yaşamı, yalnızken yaptığı şeyleri konu olan bir özel yaşamı vardır.

2. Kişisel Yaşam

Kişisel yaşamında işten çıktığında dışarıda kimlerle buluştuğundan, ilişkilerinden; arkadaşlar, sevgili, evlilik, ev arkadaşı gibi bilgilerden söz edebilirsiniz. Unutmayın: yazdığınız bir arkadaş ya da sevgili karakterimiz hakkında bilgi verir. Bir insanı arkadaşlarına ve yanındakilere bakarak tanıdığınızı düşünün.

3. Profesyonel Yaşam

Profesyonel yaşamında iş arkadaşlıklarından, patronundan ve yaptığı işlerden söz edebilirsiniz. Bir insanı mesleğine göre tanıdığınızı ve yorumlar yaptığınızı düşünün. Neden sonuç ilişkileri kurun.

4. Özel Yaşam

Özel yaşamında tek başınayken neler yaptığından, kullandığı ilaçlardan, cinsel yaşamından, takıntılarından, zevklerinden söz edebilirsiniz. Kendinizde bulduğunuz bazı özel durumların sebeplerini düşünün.

5. Soyağacı

Anne ve babanın üstümüzdeki etkisi ölene kadar peşimizi bırakmaz. Küçükken annemizle ya da babamızla yaşadığımız iyi veya kötü bir olay şimdiki yaşamımızın sebebi olabilir. Anne ve babamızın yaşamlarını da onların anne ve babaları etkilemiştir, bu bir zincir gibi bize kadar gelmiştir. Babanın babasının göç ederek yabancı dildeki yeni bir coğrafyayı tercih etmesi ve orada göçmen olarak yaşaması senin orada dili bilerek doğmuş olmana sebep. Babanın babası göçmeseydi ve memleketinde yaşasaydı çok farklı bir hayat seni bekliyordu. 

Her şeyin bir sebebi var.

Neden? ya da Nedenler Sorusu

En baştan beri her şeyin bir nedeni olmalı cümlesini sürekli tekrar ediyoruz. Yaşamlarımızda da bu böyle, her hareketimizin, her cümlemizin, o cümleyi yuvarlıyor oluşumuzun, ağzımızın içinde konuşuyor olmamızın, korkularımızın, hüzünlendiğimiz şeylerin ve anlamadıklarımızın bir sebebi var. Karakter yaratırken bu nedenler ne kadar önemliyse kendi yaşamlarımız için de öyle. Çözümü bulamıyorsak belki nedensiz kalmışızdır? Nedenini bilirsek çözüm üretebiliriz. Çözüm de eğer sonuçsa, bir nedeni olmalı. Söylediğim gibi, rastlantı bile olsa o rastlantının yaşanmasının da bir sebebi var. Sonunda karakterini karşınıza oturtabiliyorsanız, giydiği kıyafetlerden, bakışlarından ve el hareketlerinden söz edebilirsiniz. Ona sorular sorup sonuçlarını duymaya başlayabilirsiniz çünkü nedenlerini biliyorsunuzdur. Çok tanıdığınız insanların ne yapabileceğini kestirebildiğiniz gibi. Farkı, özel yaşamlarını da bildiğiniz için bazı “umulmadık” diye düşündüğünüz davranışları da daha umulabilir kılarsınız kendi adınıza. Çünkü karakterinizi sonuna kadar tanırsınız.

Nedenler ve Sonuçlar Kurmak

Karakter yaratma süreci kendini de tanıma ve anlamlandırma, nedenler ve sonuçlar kurmak olarak düşünülebilir ve hayatının gidişatına da farkındalıklarla başka bir yol kazandırabilir.

Nikon FM10 – 1 Dakikada

  • Nikon FM 10: 1995 yılında üretilmiş. Tipik bir 70’ler kamerası özelliklerini taşıyor.
  • 420 gram ağırlığında.
  • Film sarması ve netlemesi elle yapılan manuel SLR makine.
  • Üst bölümde enstantane kadranı, kurma kolu, film geri sarma ve arka kapak açma kolu, deklanşör ve harici flaş bağlantısı bulunuyor.
  • Pozometresindeki ledler için 1.5 V 2 pil kullanıyor ve pozometresi üç aşamalı. (+,•,-)
  • Çelik perdeli.
  • Enstantane değeri 1/2000’e kadar düşüyor, 1 saniyeye kadar çıkıyor, ek olarak bulb modu var.
  • Otomatik modu yok, manuel pozlama yapılıyor, dahili flaşı yok.
  • 35mm filmi destekliyor.
  • Nikon F Mount lensleri destekliyor.
  • 10 saniyeye kadar kurulabilen self timerı makinenin ön kısmında mevcut.
  • Kurma kolunun yanındaki tuş yardımıyla üst üste pozlanmış fotoğraflar çekebiliyorsunuz. Yani double exposure yapabiliyorsunuz bu makinede.
  • YouTube Shorts videosu aşağıda.
belgesel nasıl yapılır

Belgesel Yapmaya Başlamak

Belgesel yapmak isteyip nereden başlayacağını düşünenler için basit bir yol haritası hazırlamaya çalıştım, şöyle maddeledim:

  1. İzleyin.
  2. Soru sorun, merak edin, yazın.
  3. Araştırma yapın, sonuna kadar araştırın, konu hakkında bilgi sahibi olun, yazın.
  4. Röportajlar sizin belgeleriniz de olacak, yaşayan kanıtlarınız, o yüzden kanıtlayın, röportaj yapacak kişileri bulun, konuşun, anlaşın, kaydedin, YAZIN.
  5. Her şey tamamsa kafanızda kurgulayın, senaryosunu yazın, görüntüyle anlatın, yazın. 
  6. Çekim için ekipmanları bulmanın yollarını araştırın. Konunuzu insanlara anlatın, pazarlayın ve çekim için destek bulun, hepsini yazın.
  7. Yeni fikirlere açık ve istekli olmak da bu konuda işe yarıyor. Hiç ilginizi çekmeyen bir konunun içine biraz girdiğinizde ortak başka şeyler çıkartabiliyorsunuz. O yüzden açık olmak iyi bir şey.
  8. Belgesel, kamera, görüntü, kurgudan ibaret değildir. Belgesel bir belgedir, bir şeylerin kanıtıdır, konuyu iyi bilmek ve peşinden gitmek gerekir.
  9. “Nasıl” değil de “neden” sorusunu sormaya gayret edin. Mesela bir konunuz var ama çok da hakim değilsiniz. Ekipmanınız hazır, kurgu biliyorsunuz, gittiniz çektiniz ama “neden” sorusu yerine “nasıl”a takıldığınız için içeriği bir kenara bıraktınız. Yani kaygınız sadece anlatım yolu oldu. O halde şunu sorun, “ben neden bunu yapıyorum.” Eğer bu sorunun cevabı belgeselin ana konusuyla çok alakasızsa ilişkilendirmenin bir yolunu bulun. Onu ona bağlayın, kenetleyin, sonra ekipmanlarınızın ve teknik bilgilerinizin anlamı olacaktır. Sonra proje büyür, çoğalır. 
  10. Atıp tutmalara çok aldırış etmeyin. Bir şeyin doğrusuna yakın olanını öğrenin, yapın ve kendi yolunuzu keşfedin. Şu böyle yapılacak, bunu yapmak için şu olmazsa olmaz gibi sözlerle kafanızı yormayın. 
  11. Başlayın, kendi sorularınızı ve yolunuzu keşfedin.

Siyah Beyaz Film Yıkama Ekipmanları

Siyah Beyaz filmi en az malzemeyle evde yıkamak için gerekli olan ekipmanları ve kimyasalları anlattım. Kendi pozladığın filmi yıkamak fotoğraf çekme sürecinin bir parçası bence. Banyo sırasında yaptığın yanlışlar ve bunun fotoğrafına kazandırıp kaybettirdiklerini de kaydediyorsun. O yüzden bu sürece en başta en kolay yollarla başlamak, sonrasında üzerine başka bilgiler eklemek, öğrenmek için daha eğlenceli ve hızlı bir yöntem.

Kolay anlatabilmek adına Ekipmanlar ve Solüsyonlar olarak ikiye ayırdım. Ekipmanları ilk kısımda, solüsyonları da ikinci kısımda inceleyeceğiz. Kısaca aşağıda listeledim, sonrasında daha detaylı olarak anlattım.

Ekipmanlar

  1. Film Yıkama Tankı
  2. Ölçülü Sıvı Kapları
  3. Kronometre
  4. Hassas Terazi
  5. Tutucu
  6. Su Şişeleri
  7. Termometre
  8. Film Değiştirme Torbası

Kimyasallar

  1. Geliştirici
  2. Durdurucu
  3. Saptayıcı
  4. Suyla Yıkama

Film Yıkama Tankı

Işıklı ortamda filmi yıkayabilmek için gereklidir. Piyasada Peterson veya Kaiser marka tanklar bulunabilir. İçerisinde film sarma makarasıyla birlikte gelir.

Ölçülü Sıvı Kapları / Mezür 

Solüsyonları belli oranlarda sulandıracağımız için mezür veya ölçülü sıvı kabı gereklidir. ISO Lab gibi markalar tercih edilebilir.

Termometre

Sıcaklık film yıkamada kritik unsurlardan. O yüzden yine mezür aldığınız yerden sıvı sıcaklığını ölçmek için termometre de alabilirsiniz.

Su Şişeleri

Kullandığınız su şişelerini yaptığınız kimyasal karışımları saklamak için kullanabilirsiniz. Profesyonel saklama kapları olsa da bence en ideal yöntem buzdolabında içinde hava olmayacak şekilde su şişelerinde saklamak. Çünkü içerisinde asidik bir madde de yok (sadece su) ve bulunması çok kolay.

Mandal / Film Tutucu

Filmi kurutma aşamasında filmleri asmak için ihtiyacınız olacak.

Kronometre / Timer / Geri Sayım Uygulamaları

Filmi yıkarken solüsyonun film yıkama tankının içinde kalma süresi, karıştırma düzeni gibi konularda geri sayım aracına ihtiyacınız olacak. Bunun için telefon uygulamaları tercih edebilir ya da bir kronometre de edinebilirsiniz.

Film Değiştirme Torbası / Karanlık Oda Torbası / Film Değiştirme Çantası

Gün ışıklı ortamda filminizi tankın içerisine yerleştirmek için makaraya sarma aşamasında film değiştirme torbasını kullanabilirsiniz.

Bunu karanlık bir tuvalet/banyoyla da çözebilirsiniz. Banyonuzun ışık alan penceresini kapatabileceğiniz şeyler bulursanız yapabilirsiniz. Gerçekten tam karanlık olması gerekiyor ve filmi makarasına tam karanlıkta sarmanız gerekiyor. Bu yüzden de banyoya girin, kapı altlarına da birkaç parça da koyduysanız lambaları söndürün ve gözbebeğinizin alışmasını bekleyin. Eğer gerçekten herhangi bir şey göremiyorsanız tam karanlıktasınız demektir. Eğer çok az da olsa bir şey görüyorsanız ışık gelen yere bakın ve orayı kapatın.

Siyah beyaz negatifteki görüntü genel olarak 3 aşamada oluşur. Ve bu 3 aşamada da farklı solüsyonlar kullanılır.

Solüsyonlar:

Geliştirme Banyosu

Işık alan gümüş taneciklerinin gelişmesini sağlar. Bu noktada Ilfotec, Kodak D-76 gibi geliştiricilere ihtiyaç duyulur.

Durdurma Banyosu

Pozlanan gümüş taneciklerinin gelişmesini durdurmayı sağlar. Ilfostop gibi durdurucu kimyasallar kullanabilir ya da deneysel başka yollar tercih etmek isterseniz asit özelliği gösteren herhangi bir sıvıyla da bu işlemi yapabilirsiniz. Mesela bir kaşık sirkeyi suyla karıştırabilir, durdurma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Saptama Banyosu

Pozlanmayan gümüş taneciklerini film yüzeyinden silinmesi için suda çözünebilir hale getirir. Bu aşamada Ilford’un Rapid Fixer’ini tercih edebilirsiniz.

Suyla Yıkama ve FotoFlo

Son olarak suda yıkayabildiğimiz kadar yıkıyoruz. Ve tercihe bağlı olarak da musluk suyunda yıkadıysak film yüzeyinde kireç çözücü etkisi olan FotoFlo’da aşağı yukarı hareketlerle, köpürtmeden yıkıyoruz. Ben bunun için Ilfotol kullanıyorum. Sonra da asıp kurutuyoruz.

Film yıkama sürecinde filmin üzerindeki parmak izleri, tozlar da bence o fotoğrafların bir parçası, ilk yıkadığınız filmlerde de bunları görüp bu gibi etkileri nasıl fotoğrafınıza katacağınız ya da çözeceğinize sonradan karar verebilirsiniz. Yani başlarsanız, bir kere yaptıktan sonra her şey çok basit ve keyifli.

Tam Zamanlı Videographer İş İlanları

Son yıllarda “videographer”, “video editör”, “video grafikçi”, “video producer” gibi çok sayıda iş ilanı açılmaya, şirketler kendi bünyelerine video içerikleri üretebilen elemanlar almaya başladı. Az bilgili kimselerin elinde bu konu karıştırıldı. Şirket ve şirketlerin ilanlarının bulunduğu site isimlerini vermeden bu ilanları inceledim, fikirlerimi anlattım.

3D Animasyon ve Motion Graphics

Bu tür iş ilanlarının daha fazla araştırılarak yazılacağını umarak, bir şirkette tam zamanlı çalışacak videographerdan ne beklenmemeli sorusunun cevabını vermeye çalıştım. 3D animasyon, motion graphics ve videographerın fotoğraf çekmesi gibi görev tanımlarının dışında tutulması beklenen konulara değindim.

Bilinmesi Gereken Programlar Sorunu

İş ilanlarında şirketlerinin bünyesine katacakları elemandan Adobe Photoshop ve Adobe Photoshop Lightroom’un ikisini bir arada bilmesi, Adobe Premiere ve Final Cut’ın ikisini bir arada bilmesi, 3D Max ve Maya’nın ikisini bir arada bilmesi ve üstüne Adobe InDesign, Adobe Illustrator gibi tasarım programlarını da ek olarak bilmesi bekleniyor. Ayrıştırılmayan görev ve iş tanımları iş yükünü arttırıyor, iş kalitesini düşürüyor.

Meslek, Sektör ve Şirketler

3 boyutlu çalışmalar, grafik animasyon, fotoğraf çalışmaları için başka başlıklarla, başka görev tanımları içeren, alanında daha başarılı insanları da bulmak adına başka iş ilanları açmanın doğru olduğunu düşünüyorum. Bu hem meslek, hem sektör, hem de şirket için çok daha faydalı olacaktır.