Senaryoda Diyalog

Senaryoda Diyalog Yazmak

Rib Davis – Diyalog Yazmak kitabından diyalog yazımında neler önemli, nelere dikkate edilmeli, başlıklardan yararlanarak maddeler şeklinde sıraladım.   

1- Çatışma

Diyaloglar seyircinin ilgisini çekmeli ve bu ilgiyi ayakta tutmanın yolu çatışmadır. Karakterlerin aralarında kurduğu diyaloglarda çatışmalar olmalı. Çünkü çatışma beraberinde seçim yapmayı getirir. Çatışma olduğu zaman izleyici bir taraf tutmak zorunda kalır. Bu da beraberinde özdeşleşmeyi getirir. Eğer diyalogu seçim yapma zorunluluğu olmadan sunarsak, izleyiciye bir şey bırakmamış oluruz.

2- Olayları doğrudan belirtme

Karakterler ve izleyiciler için bir şeyin sonucunu şüphesiz bir şekilde bitirmek, gizemi yok etmek gerilimi bitirir. Bu yüzden diyalog yazarken bazı yan anlamları seyirciye bırakmak iyidir. Belirsizlik, içerisinde gerilim barındıran bir durumun gerilimini arttırır.

3- Kurgulanmış Belirsizlikler

Diyaloglarda belirsizlikler kurmak seyircide ne olup bittiğini, tam olarak neyin kastedildiğini anlamaya ve düşünmeye iter. Bu yüzden diyalog yazarken kurgulanmış belirsizlikler iyidir, bir karakterin olayları parça parça anlatıyor olması pek çok soru sordurur, diyalogun sonunda da tüm cevaplara ulaşılabilir.

4- Anlatma, göster

Göstermek her zaman daha akılda kalıcıdır. Yalnız göstermekten kasıt diyalog kurmamak değildir. Ama diyalog kullanırken, göstermek yerine karakterinize o olayı söyletmeniz yeterli olmayacaktır. Olayın içindeki / aksiyonun içindeki karakterin diyalogu diğerinden daha fazla etkilidir. Yani diyalog aracılığıyla bir şey göstermeye çalışmak değil de, aksiyon aracılığıyla diyalog yazmak, göstermek için daha etkili bir yöntemdir.

5- O replikten yazar olarak ne istiyorsunuz?

Bir diyalog yazarken sadece dudakların oynadığı, ağızdan çıkan kelimeler ve sesleri yazmıyorsunuz. Aynı zamanda o ilişkideki gerilimi, anlaşmayı veya anlaşamamayı da anlatmaya çalışıyorsunuz. Yani karakterinizin ne istediğiyle birlikte yazdığınız diyalogun da bir şeyi istemesi, anlatması gerekiyor. Yani bir diyalog, mesela; karakterlerin birbirlerini ne kadar az dinlediklerini ve bu yüzden nasıl bir ilişkileri olduğunu ya da olmadığını anlatabilir.

Rib Davis - Diyalog Yazmak

6- Sosyal kodlar

2. Maddedeki olayları doğrudan belirtmemekle de alakalı olan, sosyal kodları diyalogda kullanmak. Mesela karakterlerin sosyal statülerine, bulundukları yere göre yani sosyal kodlarına göre gaf olarak nitelendirdikleri bir diyalogun kurulması. Mesela ölüm gibi bir konuda konuşuluyorken birinin espri yapması, bunun gaf olarak karşılanması buna bi örnek.

Diyalog Yazmak – Rib Davis: https://www.645dukkan.com/products/diyalog-yazmak-rib-davis

Senaryo oynatma listesi: https://youtube.com/playlist?list=PLKFpk78mkR8xpWVOcjawZBJ5AeBFAmlZg

5 Maddede Senaryo için Karakter Yaratmak

Karakter yaratmanın 5 maddede sıraladığım bir yolundan bahsettim. Sırasıyla şöyle:

1. İsim, yaş, meslek, medeni hal

Başvurduğunuz şirketlerde veya bankalarda sizden ilk istenen bilgiler arasında yer alıyor isim, cinsiyet, yaş, meslek ve medeni hal. Bir karakterde olmazsa olmaz temel bilgiler. Bunları düşünürken aklınıza tonla şey gelebilir: mesela karakterin yaşını ve mesleğini düşünürken soyağacını da görmeye başlarsınız. Çünkü bir insan bir mesleği yapıyorsa bir nedeni vardır. Bunun arkasında ailevi sebepler ağır basar. Çünkü ailenin varlığı veya kaybı, bireyin ekonomik yaşamı konusunda en temel unsur. Aile yardımda bulunabilir, karakteri engelleyebilir, karakteri fikirleri konusunda destekleyebilir ve ona başka kapılar açabilir, karakter bundan para kazanabilir ve hayatını sürdürebilir, tam tersi ailesini kaybetmiştir ve ona göre başka bir çizgi belirler. Aile bilgisi gereklidir ve her şeyin bir nedeni vardır.

Karakter 50’lerindeyse ve bir mesleği yapıyorsa onun o meslekte bulunmasının da bir nedeni, geçmişi vardır. Rastlantısal olaylar olabilir ya da her şey net olabilir, insan hayatı. Rastlantıysa bunun da nedenleri vardır.İsmi Berke Can ise yaşadığı coğrafyanın veya soyunda bu ismin kullanıldığı bir yer olabilir ya da olmayabilir, belki Berke Can’ın babası ve annesi döneme göre daha yeni bir isim kullanmayı istemişlerdir. Peki neden bunu istemiş olsunlar? Acaba hep “yeni”ye mi özlem duymuşlar? Döneminde farklı mı olmak istemişler? 2021 yılında 50 yaşlarında “Berke Can” ismiyle kaç insan tanıyorsunuz? İsimlerin de bir nedeni var.

Karakterinizi 3’e bölün

Kişisel, profesyonel ve özel yaşam olarak 3’e ayırın. Herkesin arkadaşlarının da içinde yer aldığı bir kişisel yaşamı, iş hayatını içeren bir profesyonel yaşamı, yalnızken yaptığı şeyleri konu olan bir özel yaşamı vardır.

2. Kişisel Yaşam

Kişisel yaşamında işten çıktığında dışarıda kimlerle buluştuğundan, ilişkilerinden; arkadaşlar, sevgili, evlilik, ev arkadaşı gibi bilgilerden söz edebilirsiniz. Unutmayın: yazdığınız bir arkadaş ya da sevgili karakterimiz hakkında bilgi verir. Bir insanı arkadaşlarına ve yanındakilere bakarak tanıdığınızı düşünün.

3. Profesyonel Yaşam

Profesyonel yaşamında iş arkadaşlıklarından, patronundan ve yaptığı işlerden söz edebilirsiniz. Bir insanı mesleğine göre tanıdığınızı ve yorumlar yaptığınızı düşünün. Neden sonuç ilişkileri kurun.

4. Özel Yaşam

Özel yaşamında tek başınayken neler yaptığından, kullandığı ilaçlardan, cinsel yaşamından, takıntılarından, zevklerinden söz edebilirsiniz. Kendinizde bulduğunuz bazı özel durumların sebeplerini düşünün.

5. Soyağacı

Anne ve babanın üstümüzdeki etkisi ölene kadar peşimizi bırakmaz. Küçükken annemizle ya da babamızla yaşadığımız iyi veya kötü bir olay şimdiki yaşamımızın sebebi olabilir. Anne ve babamızın yaşamlarını da onların anne ve babaları etkilemiştir, bu bir zincir gibi bize kadar gelmiştir. Babanın babasının göç ederek yabancı dildeki yeni bir coğrafyayı tercih etmesi ve orada göçmen olarak yaşaması senin orada dili bilerek doğmuş olmana sebep. Babanın babası göçmeseydi ve memleketinde yaşasaydı çok farklı bir hayat seni bekliyordu. 

Her şeyin bir sebebi var.

Neden? ya da Nedenler Sorusu

En baştan beri her şeyin bir nedeni olmalı cümlesini sürekli tekrar ediyoruz. Yaşamlarımızda da bu böyle, her hareketimizin, her cümlemizin, o cümleyi yuvarlıyor oluşumuzun, ağzımızın içinde konuşuyor olmamızın, korkularımızın, hüzünlendiğimiz şeylerin ve anlamadıklarımızın bir sebebi var. Karakter yaratırken bu nedenler ne kadar önemliyse kendi yaşamlarımız için de öyle. Çözümü bulamıyorsak belki nedensiz kalmışızdır? Nedenini bilirsek çözüm üretebiliriz. Çözüm de eğer sonuçsa, bir nedeni olmalı. Söylediğim gibi, rastlantı bile olsa o rastlantının yaşanmasının da bir sebebi var. Sonunda karakterini karşınıza oturtabiliyorsanız, giydiği kıyafetlerden, bakışlarından ve el hareketlerinden söz edebilirsiniz. Ona sorular sorup sonuçlarını duymaya başlayabilirsiniz çünkü nedenlerini biliyorsunuzdur. Çok tanıdığınız insanların ne yapabileceğini kestirebildiğiniz gibi. Farkı, özel yaşamlarını da bildiğiniz için bazı “umulmadık” diye düşündüğünüz davranışları da daha umulabilir kılarsınız kendi adınıza. Çünkü karakterinizi sonuna kadar tanırsınız.

Nedenler ve Sonuçlar Kurmak

Karakter yaratma süreci kendini de tanıma ve anlamlandırma, nedenler ve sonuçlar kurmak olarak düşünülebilir ve hayatının gidişatına da farkındalıklarla başka bir yol kazandırabilir.

Senaryo Yazımının Temelleri Kitabından Senaryo’ya Başlamak

Syd Field’ın Senaryo: Senaryo Yazımının Temelleri kitabında 3 aşamadan oluşan bir paradigma var.

Paradigma, bir örnek, kavramsal tasarı demek. Yani senaryo yazarken bu paradigmaya bağlı kalmak zorunda değilsiniz ama bu yolu da izleyebilirsiniz. 

Bir hikayeniz var ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz. Ya da bir karakterinizden yola çıkıp yeni bir senaryoya başlayacaksınız fakat nereden başlamak gerektiği konusunda zorlanıyorsunuz. Bu durumda bu paradigma yol gösterebilir.

I. Perde: Kuruluş

II. Perde: Yüzleşme

III. Perde: Çözülme

Uzun metraj bir film senaryosu yazarken bir timeline a bölünn. (Timeline: zaman çizgisi) Bu timelineda ilk kısım I. perde, ikinci kısım II. perde, üçüncü kısım da III. perde olsun. 

Kuruluş:

Karakterler tanıtılır.

Film ne hakkında sorusunun cevabı verilir.

Ana karakterin yan karakterlerle ilişkisini ortaya koyar.

Dramatik önermeye giriş yapılır, film ne hakkında sorusunu cevaplar.

Yani karakteri ve hikayeyi kuruluş aşamasında tanırız. 

Dönüm Noktası

Hikayenin akışını değiştiren, yön veren olaylara denir. Mesela, karakteriniz yolda yürürken ona birisinin ölüm haberini veren bir telefon gelir, bu ölüm onun hayatını değiştirecek, yeni bir hikayeye başlamasına yol açacaksa bu senaryonuz icin dönüm noktası olabilir. Karakterin önemli bir karar vermesi ya da kararını değiştirmesi de donum noktası sayılabilir. 

2 dönüm noktası yer alır. Kuruluş’tan yüzleşmeye, yüzleşmeden de çözülmeye götürür. 2. donum noktası da hikayenin yönünü değiştiriyor olmasıyla aynı işleve sahip fakat yüzleşmeden çözülmeye iten, olayların sonuca bağlanacağını işaret eden farklı da bir yonu var.

Yüzleşme:

Karakterin önüne engeller çıkar ve karakter onları teker teker aşar. Mesela susuz kalan, yemeksiz kalan, ayağı takılan karakterler bu kriz anlarıyla nasıl başa çıkıyorlar, çıkabiliyorlar mı bunları görüyoruz. Yüzleşmenin yeterince detaylı ve neden sonuç ilişkileriyle bağlantılı bir şekilde yazılması iyidir.

Çözülme:

Filmin sonu değildir, yüzleşmede karakterlerin karşılaştıkları türlü zorlukları aştığını anlattığımız kısımdır.

Bir senaryoya başlamak basit, bu paradigma geçmişte de çok rastladığımız, bir hikaye kurarken izlediğimiz giriş-gelişme-sonuc yolunun bir benzeri sayılabilir. Böyle bir paradigmanın varlığından haberdar olmak, bir hikayeyi senaryoya dönüştürmeye başlamak konusunda güven verebilir.

Senaryo Yazımının Temelleri – Syd Field, Alfa / 3. Baskı: https://www.alfakitap.com/kitap.php?id=220228