beyaz

çok küçük şeyler olabilir. o onu vermemiş, diğeri bir şeyi yapmamış, kendisi unutmuş, yapamamış. tüm bunları biriktirebilir, hayatının kalan kısmını bunlara göre yaşayabilir. vermeyene kinlenir, yapmayana kızar, unuttuğu için kendine eziyet çektirebilir. bu bir kez olur, sonra döner durur. durmaz. anlatmaya, hasta olmadan yaşamaya da gücü yok, hastalık kendisi.
Devamı

insan bakışı

insanbakisiom

doğru yok. demiştir, “herkes en doğruyu bilir” diye. kaygan, tuzsuz, bunsuzluğundan kendine dönük. anlatmayı beceremez ama karşısına alır, konu bulur, konuşur. hayat der, ölüm der, kayboluş der, içime gir, içine al der. der ama tuzsuz, kendine dönük, kendi için, bensiz, kendine ben…
ağırsa da bilmez, ağırlar durur. sivridir, yalnız batamaz, korkar.
yeşildir rengi, bilmez ki kimisi için sarı, biraz daha…
döner durur, aynı şarkıyı, aynı sigarayı, aynı yatağı, aynı bardakla içmeyi.
sever de bilmez kendisini.
Devamı

ayrık

ayrık

anlam yüklemeye hep müsait olma durumu, bir de bunun hiç düşünmeden “yaptığın bir şey” olma durumu.

halimce değişimi görmeyip pazartesileri pazarlara bağlama telaşımı, zaman ve parayı daha düzgün kullanma yöntemi olarak benimsemişim. her şeye bir sonuç bağlama ihtiyacımı yok sayıp, erkenden güne başlayıp “gün ışığı” güzelliğini de bahane ederek, çalışmadan önce ısınması gereken bir motor gibi devam ediyorum. aslında ne yağa, ne suya ihtiyacım. varlığım, uzun cümlelerim.
Devamı

monolog ve serdar aydın’a özür

monolog2016

2013 yılında sivas’ta, nilgün marmara’ya ait olduğunu sandığım “mezar şiiri”nden (böyle bir başlıkla yazılmış şiir yok) yola çıkarak çektiğim ve asıl mânasıyla deneysel olduğunu düşündüğüm kısa film; monolog. metin serdar aydın’ın “nilgün marmara metinleri ve fragmanlar” kitabının medakitap’tan 2. baskısında, sayfa 56’da filmde kullandığım kısmı bulunan “fragmanlar” şiirine ait. yani “hepiniz mezarısınız kendinizin”, “nilgün marmara’ya” fakat serdar aydın’dan/ın. Aynı hatayı Ot Dergi, Ekim 2015 sayısında yapmış ve hala sanal dünyada “öyle” sanılmaya devam ediyor.
Devamı

Jehan Barbur “Öyküsün Sen Bir Sonrakine” Projesi

25 Kasım 2015 - IF Performance Hall Ankara
25 Kasım 2015 – IF Performance Hall Ankara

“Öyküleştirmek için bir sonrakine”, gerçekliği de somutlaştırmak adına Jehan Barbur’u fotoğraf yoluyla anlatmayı seçtim. Amacı gerçeği olduğu gibi yansıtmak olan belgesel fotoğrafı kullandım. Bunun için Jehan Barbur’u konser, kulis, prova, basın ilişkileri; yani bir dönem boyunca yaşadığı yerlerde gözlemleyerek, 12 farklı çekimle, siyah-beyaz pozlamaya çalıştım. Aşağıdaki röportaj da proje kapsamında çekilen fotoğraflarla birlikte Jehan Barbur’un fotoğrafa bakışı ve kendisiyle ilgili ipuçları bıraktı.
Öncelikle Jehan Barbur’a, Eda Bilgin Amaç’la beraber tüm ekip ve destek olan herkese sonsuz teşekkürler.
Devamı

sonuç

son-uc2

noktayı, bitişi algılayıp düzgün bir yere koymak gerekir. bitişi görmek değil sadece, ona inanmaktır noktalar.

yaşıyorsam üretiyorum. kelimeler, cümleler üretiyorum, anlamlar üretiyorum. fikirlerim değişiyor, insanların fikirlerini değiştiriyorum üreterek. hep hep üretiyorum. üretiyorsam öyleyse, düşünmeyi gerektiren bir hayatım, hayatlarım var. çünkü kalıcıyım, bir kez söyleyip üzebiliyor, mutlu edebiliyorum ve ne kadar unuturum, umursamam diyebilen insanlar olsak da unutmuyorum hiç. hep umursuyorum, ürettiğimin, ürettiklerinin kalıcılığının kanıtı da burada işte. benim için cümleler, yaptığım her şey, attığım her adım çalışmalarımın son hali, sunduğum şekli. sonucum, sonuncum bu.

Devamı

tezer

tezer özlü mezar,tezer özlü,mezar,aşiyan,nerede

“duygular, duygular, duygular. bırak kentleri, bırak yapıların görkemini, yoksulluğunu, bırak yolları, istasyonları, insanları, yabancıları, sevdiklerini, çocukluğunu, ölen uzaktaki insanlarını, bırak, bırak, bırak içinde seni kemiren seni bırak. bak nerelere varıyor gökyüzü. hangi zamanlara. hangi sonsuzluğa. git.” Devamı