Taş Gibi Güvensiz

Güvensizliğimiz sistemi yarattı.

Sınavlar, bir insan “ben böyleyim” dediğinde inandırmadığı için var, denendi, deneniyor.

Para, malı olan kimsenin kendini koruma yöntemi, elinden başka insanlar almasın diye. Şifreler başkaları erişmesin diye. Pencerelerde korkuluklar bunun için vardı, kapılarımız bu yüzden hep kapalı kaldı. Dışarı çıkamadık virüslü kimselerin dokunduğu yerlere dokunmamak için. Korktuk, güvenmedik.

Uyuduğumuz yerler karanlıktı, bilim öyle ister.

Yerimize, bulunduğumuz konuma kimse gelmesin diledik yerimizi alırlar diye. Sistemi var eden buyken, bunu da sistemin bir parçası haline getirdik. Sapasağlam bir zincir artık. Sistem.

Güven, git, al, vazgeç, kork, kork. Sapasağlam zincir, sürekli tekrar edip kırılmayan. Kendimizden korktuk “ya kırılırsa, ne yaparım o zaman” diye. Sistem izin vermezse?

Çözümsüz bulduk kendimizi, zincirlenmiş, sapasağlam bir korku, taş gibi güvensiz.