Bir İşin Kriz Yönetimine Dönüşmesi, “İyi İş”

Nasıl yönetmen olunacağı ve neler yapacağınız konusunda sayfalarca bilgi var, peki nasıl müşteri olunmalı? Bir işi yaptırmak isteyen kişi olarak bu sektörde nelere dikkat edilmeli? Uzun, kırmızı boldlanmış mailler, anlatamadığını ya da karşıdakinin anlamadığını düşünen müşteri ve bu muameleye maruz kalan işçi, yönetmen. İşlerin bir kriz yönetimine dönüşmemesi nasıl sağlanır?

Sorun iki taraflı ve işin en başında, biraz güven ve işi yapmadan önceki konuşma. Yani müşteri olarak daha önceki işlerini gördüğün, sevdiğin birine gidiyorsun ve bana “böyle bir iş yapar mısın?” diyorsun. Bu istek bazı şeyleri beraberinde getiriyor. Eğer sen o insana gidip kendi işini yaptırmak istiyorsan onun izlediği yolu takip etmek durumundasın, eğer bunu beğenmiyorsan “izlediği yol”u beğendiğin birine iş yaptırmalısın. O yüzden “yaratıcı süreçler barındıran video/fotoğraf/film müşterisi nasıl olunur” gibi bir başlığa da ihtiyaç var. Ayrıca bu tür zor müşterili işler için revize nedir? Kaç kere ve hangi aşamada revize verilmelidir gibi başlıklar da gerekiyor.

İşi yapmadan önceki konuşma, ajans dili; brief. Maille ya da kayıt altında olacak bir ortamla iletişim kurulmalı. Telefonda yapılırsa “unuttum” “hatırlamıyorum” “anlamadım nasıl” gibi şeylerle uğraşmak durumunda kalıyorsun. Revizeler bir önceki söylediğinin tam tersi şeklinde sana ulaşmaya başlıyor. “E sen böyle dedin ama” diyemiyorsun. Ki o aşamada zaten dememelisin;

Peki oldu, iş sana geldi, sen kabul ettin ve yaratıcı süreç hakkında hiç düşünmemiş bir insana iş yapmak durumundasın. Söz, söz. Ne yapmalı? İşçi olarak böyle bir durumda şunu kabullen: portfolyonda sergileyeceğin iyi bir iş çıkmayacak. İçine sinmeyecek. Yapacaksın ve bitecek.

Olabildiğince pozitif, olabildiğince iş bitirici ve olabildiğince “müşteri yolu”nu tercih edip ona uygun bir iş çıkmalı. Boldlanmış mailler, patronuna iş yapmış gözükmek için verilmiş revizelerle uğraşacağına normalin üstünde, kendinin altında bir iş tercih etmek durumunda kalıyorsun.

“Müşteri her zaman haklıdır.” ama eğer sen onun sana müşteri olmasını kabul edersen. Müşteri seçen, iş seçen bir insan olmayı hiç istemedim ama yaratıcı sürecimde bana eşlik eden şey hep gözlemlerim oldu. Bakışımı bu yönden başka bir yere çektiğimde ise, ki buna “müşteri yolu” dedim, o zaman işe karşı tüm enerji, iyi iş yapma isteği, senin işe yapacağın katkılar hepsi sönüyor, gidiyor. Kaç lira alacağım, bu işten aldığım parayla bu ay geçinebiliyor muyum gibi şeylere evriliyor.

Ben bir ekip kuracağım zaman görüntü yönetmeni arkadaşımın yaptığı işlere bakıyorum, işi anlatıyorum, buna benzer bir şey çıksa olur diyorum ve bana ne verirse kabul etmeye bakıyorum. Kesinlikle olmasını istemediğim bir şeyi yapan biriyle anlaşmaya hiç zorlamıyorum, onunla çalışmıyorum. Müşterinin de bu şekilde davranması gerektiğine inanıyorum. Çünkü nasıl yönetmen olmak bir öğrenme ve davranış biçimi haline dönüşüyorsa müşteri olmak da bunu gerektiriyor. Ayrıca bence bu sektörde her işçi bir müşteri, o yüzden üzerine düşünülmesi gerekiyor.